MAKÂLELER

 

  

          Derler ki ney hasret ve derin ayrılık nağmelerini söyler dâimâ; neyistandan ayrıldığı için    
         ... İnsan da can bezminden kopuşunun yanık hüzünlerini yaşaya yaşaya yükselir yüce mertebelere.
             Kâlû-Belâ’dan bu yana uzayan bir derin hikâyedir bu... Bir vuslat özleminin naz haline getirilmiş şikâyeti...
 
 Devamı için>>>

                                                                           İskender Pala'nın kaleminden
                          



       
       

          "
Şu dinlediğimiz ne düdük ne de ıslık sesidir
          Ahd-i bezm-i eleste davetkâr elçinin sesidir"

        
      
   Mehmet Kemiksiz'in Manzûmesi.. 
Okumak için  
tıklayınız>>>

 



 
NEYZEN HALİL DİKMEN

                Beşir Ayvazoğlu'nun kaleminden        Neyzen Niyâzî Sayın'ın da hocası olan Halil Dikmen'i okumak için   tıklayınız>>>

 

NEYZEN
NİYÂZİ SAYIN

 Beşir Ayvazoğlu

Kazan kazan,
ben kepçe!

         Milletlerarası Volga—Ural Bölgesi "İslâm Medeniyeti Sempozyumu" 
çerçevesinde bir konser veren Lâlezar Topluluğu'nun Tatarca seslendirdiği bu besteyi dinlerken Tatarların nasıl duygulandıklarına şahit oldum. Bazıları da gözyaşlarını tutamadılar.

                             
                                         
Beşir Ayvazoğlu  

                                                                                                                        

 

           
     SULTAN ÜÇÜNCÜ SELİM'İN RÛYÂSI

 

     Bir müddet sessizce oturdular. Sonra Sultan ağır ağır anlatmaya başladı:     
     «Dün gece acaip bir rüya gördüm. Yine padişahmışım, ama bundan yüz elli sene sonrası. Bir neyzen geliyor bir gün, adı Niyazi imiş, şevkefzâ bir şarkı yaptığını söylüyor. Ben de «Bir taksim et, sonra da şarkını oku» diyorum. Bıyıklarını başpârenin üzerinde titrete titrete öyle bir taksim ediyor ki ben neyzenliğimden utanıyorum...»

                                                   
         
                                          
                                                Fikret Karakaya
      
                                      
Sultan 3.Selim


              
             

 

         İlk Müslüman Türk devleti olan İdil-Bulgar Devleti'nin başkenti Bulgar, bugün iki minaresi, bir cami kalıntısı ve kümbetleriyle hâlâ soluk alıp veriyor.
         
          Beşir Ayvazoğlu

                                          
                                                                                                                                                              

Tasarım & Grafik: Web-master: yavuz@greydesign.net, 2002, ISTANBUL, TURKIYE
Bu siteyi en iyi IE4.0 ve üzeri browser, 1024x768 ekran genişliği
ve yüksek renk modunda izleyebilirsiniz.