|
| |

|
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned
ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor?
narrating the story of
separation.
|
Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
Dinle, bu ney neler
hikâyet ediyor,
Listen to this Ney that is complaining, |
|
|
|
DİNLE
NEYDEN
(
MESNEVÎ'NİN İLK ONSEKİZ BEYTİ )
|
| |
(Bişnev in ney), yâni: “Şu
neyi dinle” emriyle Hazret-i Mevlânâ okuyanlarını
ve dinleyenlerini semâa teşvik
ediyor; Çünki semâ’, güzel ses dinlemek, heyecâna
gelmek ve vecde kapılmaktır.
Ekâbir-i evliyâullâhın çoğu
gibi Hazret-i Mevlânâ’nın
mesleki de semâ’dır.
Devamı için>>>
|
 |
NİYÂZÎ SAYIN
NEY
TAKSİMLERİ
MP3 |
|
|
|
|
SEMAVÎ NAĞMELER
Bütün
hayatları, Kur'ân'ı
en güzel
şekilde okumak,
gönüllerindeki Allah aşkını,
Rasûlullâh sevgisini, ibâdet neş'esini,
gönüllerinden dillerine güzel nağmeler
şeklinde tezâhürü ile
insanların
gönüllerine nakşetmek
idi.
Devamı için>>>
|
 |
|
|
 |
MEVLÂNÂ
VE
MÛSİKÎ
Ahmed Şahin
Aralık 2007 |
"Senden
dügâh
istiyorlar, sen çârgâhtan söyle;
sen bu yerin bu yurdun mumusun, ışığısın, a güzelim.
Ne de hoş çalmadasın, ne de hoş söylemede”.
Devamı için>>>
|
DİNİ MÛSİKÎ
|
 |
Nasıl
ki yiyecekleri fazla ve zararlılarını yemek,
giyeceklerin aşırı süslüsünü giymek, aşırı koku
sürünmek sakıncalı ve ni’meti isrâf etmek ise,
mûsikîyi de kötüye kullanmak, kötü yerlerde icrâ
etmek, meşru olmayan eğlencelere âlet etmek de
aynı şekilde yasak ve ni’meti israf etmek, ni’mete
ihânet etmektir.
Devamı için>>>
|
CÂMİ MÛSİKÎSİ
Sırf sesi güzel
diye ezân okumak hakkında
bilgi sahibi olmayanların
okudukları ezânlar
hatâlı olacağı
gibi, zâten ezân kültürü kesintiye uğramış
olan halkımızın
büyük bölümünün zihninde yanlış
bilgilenmelere yol açar.
Devamı için>>>
|
 |
|
|
|
|
| |
Bu ne aşkın,
bu ne derdin, bu ne mestin sesidir,
Bu ne tizin, bu ne evcin, bu ne pestin sesidir.
Bu ezelden geliyor, bezm-i elestin sesidir,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Yaman Dede
Devamı
için>>>
|
|
SULTAN ÜÇÜNCÜ SELİM'İN RÛYÂSI
|
 |
Bir
müddet sessizce oturdular. Sonra Sultan ağır ağır anlatmaya
başladı:
«Dün gece
acaip bir rüya gördüm. Yine padişahmışım, ama bundan yüz elli
sene sonrası. Bir neyzen geliyor bir gün, adı Niyâzi imiş,
şevkefzâ bir şarkı yaptığını söylüyor. Ben de «Bir taksim et,
sonra da şarkını oku» diyorum. Bıyıklarını başpârenin üzerinde
titrete titrete öyle bir taksim ediyor ki ben neyzenliğimden
utanıyorum.
Devamı
için>>>
|
|
|
|
|